
Biyomimikri Nedir?
Biyomimikri, doğanın işleyişinde yer alan esin kaynaklarını bularak insan sistemlerine dahil eden bir tasarım yöntemidir. Bu tasarım yöntemi yalnızca tasarımcılar değil, birçok disiplinden kişinin faydalanabileceği; günlük hayatına ve kendi uzmanlık alanına adapte edebileceği bir kurgudadır. Aslında biyomimikri, ‘tasarım’ dediğimizde ilk aklımıza gelen görsel estetik algısına hitap eden bir uzmanlık yerine herkesi tasarımcı olarak kabul eder ve çalışmalarımıza çözüm aramak için yeni bir bakış açısı sunar.
İnsan, doğanın bir parçasıdır. Çünkü, insan çevresiyle sürekli iletişim halindedir. Her ne kadar teknolojinin ilerleyişi, kentlerimizin yeşilden kopuşu bizi çevreden uzaklaştırmış olsa da tüketimlerimizin temel kaynağı doğadır. Eylemlerimiz sonucunda doğadan uzaklaşmamız, doğayla olan iletişimimizin tek yönlülüğüne işaret ediyor. Doğadan kendimize beslenecek kanallar açıyor, fakat onu besleyecek bir yol aramadığımız ya da bulamadığımız bir noktaya geliyoruz. Bu iletişimi güçlü tutmak için, doğayı anlamamız gerekiyor.

Biyomimikri Lensinden Bir Bakış
Gözlem yapmayı temel yöntem olarak kabul eden biyomimikri tasarım yöntemi, hayatımızda bir kolaylaştırıcı olarak devreye giriyor ve doğayı anlamak için bize üç temel element sunuyor:
- Taklit et:
Doğada karşılaştığımız form, süreç ve ekosistemlerden öğrenme ve rejeneratif sistemlere doğru ilerlemek için geliştirdiğimiz sistemlerimize adapte etme.
- Benimse:
Kendini sürdürülebilir olarak besleyen sistemlere yönelmek için doğanın yaşayışını anlamak.
- Yeniden İletişim Kur:
Doğayla yeniden iletişim kurma, gözlemi ve doğayla en iyi iletişim kurabileceğimiz gözlem yöntemini seçerek onun yaşantısını benimsememizi ve devamında kendi eylemlerimizde taklit etmemizi sağlayan adım.
Biyomimikrinin temel ilkeleri ise hiyerarşik sıralama yerine, birbirini sürekli besleyen maddelerden oluşan bir çember olarak sunulur, bunlar:
- Yaşam dostu kimya kullan
- Materyal ve enerji kaynaklarını verimli kullan
- Büyümeye gelişmeyi entegre et
- Hayatta kalmak için geliş
- Değişen şartlara uyum sağla
- Yakın çevrene uyum sağla ve ihtiyaçlarına yanıt ver
Biyomimikri’nin sunduğu üç element ve altı ilke doğayı yeniden anlamamız ve mevcut durumumuzu sorgulamamız için bir fırsat sunuyor. Örneğin, kendini besleyen sürdürülebilir bir sistem bu kadar atık çıkartır mı, yoksa üretim öncesinde ‘artık’ları nerede kullanacağının planını mı yapar?
Çevremizle olan iletişimimizi güçlendirmemiz bütüncül ve tasarımcı yönümüzü geliştirerek eylemlerimize kolaylaştırıcı araçlar dahil etmemizi sağlayacaktır.

Doğada “Sessiz İnşaat”
Kurduğumuz sistemlerde çıkmaza girdiğimiz zaman sorularımızı doğaya yönelterek yanıtlara ulaşabiliriz. Bu, aynı zamanda doğayla barışık ve ondan destek alarak ilerlememizi sağlar. Başka bir deyişle, sürdürülebilir sistemler inşa etmemize olanak verir.
“Sessiz İnşaat” kitabı yalnızca inşaatın gürültüsünü nasıl çözeceğimize değil, bunun ötesinde birlikte nasıl yaşanır üzerine sorular soruyor ve yanıtlarını arıyor. Doğaya baktığımızda görürüz ki, birbirleriyle av-avcı ilişkisi olan canlı gruplarının kendi içlerinde ve birbirleri arasında kurdukları bir denge var. Bu denge kendi çıkarlarını gözetirken, dünyanın geri kalanına da katkı sundukları uygulamaları içeriyor. Hayatta kalmak için gerekli olanı yapıyorlar, fakat bunun ötesine geçerek çevrelerinde kalıcı hasarlar bırakmıyorlar. Bizler de insanlar olarak hem kendi içimizde hem de çevremizle uyumlu bir şekilde yaşamayı onlardan öğrenebiliriz!
